20 Kasım 2014 Perşembe

Fakültelerde Eğitim Anlayışı

            Fakültelerde ki eğitim anlayışı eleştiriye açık bir konudur. Ben özellikle kendi fakültemle ilgili fark ettiğim sorunlar üzerinden kısa bir eleştiride bulunacağım.
            İlk olarak fakülte kavramı fakültatif teriminden gelmektedir, bu terimin Türkçe karşılığı ise seçmeli, gerektiğinde gibi anlamlar içermektedir. İşte ülkemizde fakülteler maalesef bu kavramları suiistimal etmektedir. Yani fakültelerde eğitim fakültatif bir tarzda olmaktadır. Gerektiğinde ve seçmeli yapılan eğitim ise tartışmaya açıktır. Kime göre gerekmektedir ve kim için seçilmektedir. Yine çoğu fakültede neyin gerektiğine ve neyin seçileceğine hocalar kendi karakter yapılarına göre karar vermektedir. Eğer hoca kendinden vermeye hevesli bir hocaysa gereğinden fazla ve seçmeden yoğun bir eğitim verirken, çekingen vermek istemeyen bir hoca ise hiçbir şeyi gerekli görmemektedir. Bu duruma bağlı olarak alınan eğitim, standartlardan uzak olmaktadır. Kendi bölümümdeki eğitimden bahsedecek olursak; her hoca bir seminer, her asistanda kıdemine göre değişen sayıda seminer, makale ve olgu sunmaktadır. Ancak eğitimler tek düze sunumlar halinde devam etmekte ve hatta bazı sunumlar dinlenmekte bile zorlanılmaktadır. Bu durum eğitimin ezbere dayalı ve tekdüze olmasından kaynaklanmaktadır. Ek olarak nadiren hocaların isteğine bağlı olarak çalışmalar yapılmakta ve bu konuda bilime katkı sağlanmaktadır.

            Benim önerim tek düze sunuma dayalı eğitimden ziyade biraz daha gerçek hayata yönelik ve bölüme geri dönüşü olabilecek bir eğitim tarzı benimsenmesi yönündedir. Bunu da temel konularda sunum tarzında eğitimlere devam ederek ancak kalan kısmında asistanları çalışma gruplarına bölerek yapılacak çalışmalara yönelik sunumlar hazırlanması ve tartışmaların yapılması şeklinde yapabiliriz. Her çalışma grubu bir hocanın danışmanlığında, bilimsel bir öngörüyü test etmek üzere uygun zamanda yapılabilecek bir çalışma yapacaktır. Her çalışma grubunda üç asistan bulunacak, bunlardan biri çalışma ile ilgili kaynak bir makale sunumu yapacak, bir diğeri çalışma ile ilgili seminer hazırlayacak, diğeri de çalışma bittikten sonra çalışmayı anlatan bir sunum yapacaktır. Bu şekilde nasıl bilimsel bir çalışma yapılır, nerelerden destek alınabilir, istatistiği nasıl yapılır, tartışma ve genel bilgiler nasıl yazılabilir sorularına pratik olarak cevap alınmış olacaktır. Ek olarak yapılan çalışmanın ödüllendirilmesi ve teşviki, gelecek çalışmalara motivasyon için şarttır. Yine bu şekilde bir işi başarıyor olmak kişide motivasyon duygusunu arttırarak iş verimliliğini de arttıracak ve bölümü daha çok sevmesini de sağlayacaktır. Son olarak eğitim yapmış olmak için yapılan eğitim zaman kaybından başka bir şey değildir, süpervizyon tarzında motivasyonel geri dönüşü olabilecek bir eğitim şarttır ve bunun fakültatif bir tarzı olmamalı, standartlara bağlı bir şekilde belli bir kalitenin üzerinde yapılmalıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder