Fakültelerde ki eğitim
anlayışı eleştiriye açık bir konudur. Ben özellikle kendi fakültemle ilgili
fark ettiğim sorunlar üzerinden kısa bir eleştiride bulunacağım.
İlk olarak fakülte kavramı fakültatif teriminden
gelmektedir, bu terimin Türkçe karşılığı ise seçmeli, gerektiğinde gibi
anlamlar içermektedir. İşte ülkemizde fakülteler maalesef bu kavramları
suiistimal etmektedir. Yani fakültelerde eğitim fakültatif bir tarzda
olmaktadır. Gerektiğinde ve seçmeli yapılan eğitim ise tartışmaya açıktır. Kime
göre gerekmektedir ve kim için seçilmektedir. Yine çoğu fakültede neyin
gerektiğine ve neyin seçileceğine hocalar kendi karakter yapılarına göre karar
vermektedir. Eğer hoca kendinden vermeye hevesli bir hocaysa gereğinden fazla
ve seçmeden yoğun bir eğitim verirken, çekingen vermek istemeyen bir hoca ise
hiçbir şeyi gerekli görmemektedir. Bu duruma bağlı olarak alınan eğitim,
standartlardan uzak olmaktadır. Kendi bölümümdeki eğitimden bahsedecek olursak;
her hoca bir seminer, her asistanda kıdemine göre değişen sayıda seminer,
makale ve olgu sunmaktadır. Ancak eğitimler tek düze sunumlar halinde devam
etmekte ve hatta bazı sunumlar dinlenmekte bile zorlanılmaktadır. Bu durum
eğitimin ezbere dayalı ve tekdüze olmasından kaynaklanmaktadır. Ek olarak nadiren
hocaların isteğine bağlı olarak çalışmalar yapılmakta ve bu konuda bilime katkı
sağlanmaktadır.
Benim önerim tek düze sunuma dayalı eğitimden ziyade
biraz daha gerçek hayata yönelik ve bölüme geri dönüşü olabilecek bir eğitim
tarzı benimsenmesi yönündedir. Bunu da temel konularda sunum tarzında eğitimlere
devam ederek ancak kalan kısmında asistanları çalışma gruplarına bölerek
yapılacak çalışmalara yönelik sunumlar hazırlanması ve tartışmaların yapılması şeklinde
yapabiliriz. Her çalışma grubu bir hocanın danışmanlığında, bilimsel bir
öngörüyü test etmek üzere uygun zamanda yapılabilecek bir çalışma yapacaktır. Her
çalışma grubunda üç asistan bulunacak, bunlardan biri çalışma ile ilgili kaynak
bir makale sunumu yapacak, bir diğeri çalışma ile ilgili seminer hazırlayacak,
diğeri de çalışma bittikten sonra çalışmayı anlatan bir sunum yapacaktır. Bu
şekilde nasıl bilimsel bir çalışma yapılır, nerelerden destek alınabilir, istatistiği
nasıl yapılır, tartışma ve genel bilgiler nasıl yazılabilir sorularına pratik
olarak cevap alınmış olacaktır. Ek olarak yapılan çalışmanın ödüllendirilmesi
ve teşviki, gelecek çalışmalara motivasyon için şarttır. Yine bu şekilde bir
işi başarıyor olmak kişide motivasyon duygusunu arttırarak iş verimliliğini de
arttıracak ve bölümü daha çok sevmesini de sağlayacaktır. Son olarak eğitim
yapmış olmak için yapılan eğitim zaman kaybından başka bir şey değildir,
süpervizyon tarzında motivasyonel geri dönüşü olabilecek bir eğitim şarttır ve
bunun fakültatif bir tarzı olmamalı, standartlara bağlı bir şekilde belli bir
kalitenin üzerinde yapılmalıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder