14 Kasım 2014 Cuma

Duyulara Takılmak

       Dışarıda soğuk hava pencereye vururken içeride ısı ayarı bozuk klima nedeniyle haşlanıyorsun, ne garip dışarıda birileri soğuktan üşürken sen içeride terliyorsun üstelik aynı şeyleri hissederek o soğuktan rahatsız sense sıcaktan sonuçta iki tarafta rahatsız. Sonunda saatin geç olduğunu anladın bıraktın artık rahatsız olmayı, sorunları çözemiyorsak uyum sağlamak zorundayız, sıcak terletiyor ama gecenin ilerleyen saatlerinde o ter soğuk soğuk sırtından atletine yayılarak seni üşütecek, üstelik gece vakti bu kadar ayarsız sıcak olmaz da, eh ne yaparsın elden bir şey gelmez.
        Bazen o rahatsızlık hissi, üşüme, terleme bunlar sana yaşadığını hatırlatır, her şeye rağmen var olduğunu hissettirir. Üzülürsün var olduğunu anlamak için üşüdüğünü hissetmeye mecbur kaldığına, yanında sevdiğin yoktur tabi, üşümenin, terlemenin anlamsızlığını hissettirecek hiç kimse yoktur yanında ve sen anlamsız duyularınla anlam kazanmaya çabalarken, o hayatının uzak kenarında kendi anlamsızlığı ile anlam kazanmaya çabalar, fark edemezsin tabi boşlukla uğraşmaya o kadar dalmışsın ki, geçip gider anlam kazanacak anlamsızlıklar yanı başından. Sense hala içerisinin ne kadar sıcak olduğunu düşünürsün ve neden yapayalnız olduğunu. Yalnızlığını düşünmek ağır basar, bunalırsın, aklını anlamsızlıklarına vererek rahatlatırsın kendini ve soramazsın o soruyu kendine neden diye. Yüzleşmezsin kendinle, aynada sana sorgulayan gözlerle bakan kendinle. Soramadıkça hayat senden kaçar sense kabuklarla kaplı içeriye ışık girmeyen kulübende dahada kabuk bağlayarak yaşarsın ve neden içerisinin sıcak olduğunu düşünürsün.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder