Burada cinsellikle ilgili anlaşılması zor olan kavramları açıklayacağım. Bu kavramların anlaşılması cinsellikle ilgili düşüncelerin daha sağlıklı temeller üzerine kurulmasına yardımcı olmaktadır.
Cinsel kimlik kavramına bakıldığında kişinin kendi biyolojik cinsiyeti ve dış yapısını benliğinin belli bir cinsiyet açısından kabullenmesi demektir. Bu açıdan kişinin kendisini nasıl ve ne olarak hissettiği önemlidir. Cinsel yönelim ise kişideki cinsel dürtü, istek ve davranışların belli bir cinsiyete veya nesneye yönelmesidir. Cinsel rol kavramı ise toplum içinde kişinin dışa vuran davranışlarının cinsiyet açısından görünümüdür.
Bu durumu örneklerle anlatırsak erkek cinsiyete sahip olmak o kişinin biyolojik eşeyidir. Bu kişi aynı zamanda kendisini erkek cinsiyetinde olduğunu hissediyorsa cinsel kimliği de erkektir. Yine bu kişinin cinsel isteklerini yönelttiği şey karşı cinsten biri, her hangi bir nesne yada anlamı olan başka bir şeyde olabilir. Bu kişinin toplumda is hayatında, sosyal hayatında dışarıdan nasıl göründüğü ise o kişinin cinsel rolüdür. Bu kişi dışarıda erkek cinsiyetine özgü davranışlar sergiliyorsa bu kişinin cinsel rolü de erkektir. Buradan da anlaşılabileceği gibi bir kisinin cinsel kimliği karşı cinsten olabilir ancak cinsel yönelimi ve cinsel rolü toplumsal baskılar nedeniyle tamamen biyolojik cinsiyeti ile uyumlu olabilir. Bu kişiler kendilerini karşı cinsten hissetmelerine rağmen evlenebilir, çocuk sahibi olabilir ve iş yerlerinde örnek kişiler olabilir ancak bu kişilerin bu durumu bastırma çabaları nedeniyle hayatları boyunca sık sık depresyona girmeleri olasıdır.
Ya da bu kişiler kendilerini karşı cinsten hissederek kendilerini karşı cinse benzetmek için çabalayabilir. Yani cinsel kimlik ve rol karşı cinse ait özellikler olabilir. Bu kişilerde cinsel yönelim ise tamamen kimlik ve rolden bağımsız gelişebilir.
Cinsel kimlik sapmalarına tıpta transeksüalite denmektedir. Bu eşcinsellikten farklıdır çünkü eşcinsellik cinsel yönelimle ilgili, transeksüalite ise cinsel kimlik ile ilgili bir konudur. Yani bir transeksüel karşı cinse de kendi cinsine de veya bir nesneye de yönelebilir.
Cinsel nesne seçim bozukluklarına ise tıpta parafili denmektedir. Bu başlık altında transvestism, göstermecilik, gözetleyicilik, fetişizm, sadizm, mazoşizm sayılabilir. Bunların bir başkasına zarar verici bir durumu yoksa ve işlevselliğini etkilemiyorsa kişinin tedavisine gerek yoktur. Toplumda sık olarak bilinen transvestizmi açıklayacak olursak kişinin cinsel doyum amacıyla erkeğin kadın kadının erkek gibi görünme tutkusu ve isteğidir. Bu tanımda cinsel kimlik ile ilgili bir sorun olmayabileceği anlaşılmaktadır.
Anlaşıldığı kadarıyla cinsel kimlik diğer kavramlardan bir adım daha önemli görünmektedir. Cinsel kimliğin oluşumuna bakılırsa; cinsel kimlik eşeysel hormonlardan etkilenmez, çekirdek cinsel kimlik ilk 1,5-2 yılda oluşur ve 4. yılda kimlik duygusu yerleşir. Bu yaştan sonra cinsel kimlikte değişiklik pek mümkün değildir. Cinsel kimlik özellikle yaşamın ilk yıllarındaki olaylardan etkilenir (yetiştirilme tarzı kız çocuğun erkek gibi yetiştirilmesi). Kişinin ilk sevgi nesnesi ailesidir eğer ailede ciddi sorunlar (anne babanın birbirini sevmemesi, şiddet göstermesi, sapık anne baba gibi) varsa kimlik etkilenebilir. Yine uygun özdeşim kurabileceği uygun aile bireyleri yoksa cinsel kimlik etkilenebilir.
Sonuç olarak cinsellik konusunda temel olabilecek kavramların daha anlaşılabilir olmuş ve cinsel kimliği etkileyen faktörler anlatılmıştır. Cinsellik üzerine eleştiride bulunmadan önce yukarıda ki kavramların akılda bulundurulması önemlidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder